İstanbulda Halk Otobüsü Yolculuğu – Şiddet İçerir + 16

İstanbul Halk Otobüsleri Artık rekor kıracak düzeye ulaştı !
Arkadaş insan bu kadar mı bezdirilir ya. İşe gidip gelmek resmen işgence. 2 aydır yıkanmamış adamların dolduğu bir otobüs ile 1 saatlik bir yol gittiğinizi düşünün. Böyle bir koku yok arkadaş. Eski Türk filmlerini andıran bir hava. Yahu diş fırçalamak ve duş almak bu kadarmı zor arkadaş. Ne pis insanlarımız var ya.. Sabahları tıklım tıklım dolu olan bu otobüsler için ise her sabah tekrar tekrar şikayet eden insanlardan 1 tanesinin bile belediyeye dilekçe yazmamış olmasıda cabası. Nasıl olsa şikayet yok diye beldiye otobüsü sahipleri halka yüklendikçe yükleniyor. 3 otobüs ün alacağı yolcuyu 1 otobüs alıyor. Kapılar doluluktan kapanmıyor resmen. Yanımdakinin burnu kulağıma giriyor. ( Şaka değil ) Ben böyle birşey görmedim ya…

Otübüs şöförü ” Arkadaşlar boş yerlere ilerleyelim ! ” dediğinde fıttırıyorum. Ulan ayakta yolcu sayısı sınırının 2 katına ulaşmış bir otobüs ve insanlar iç içe gidiyor. Ve hala boş yer aranabiliyor. Ön kapıdan yolcular giremediği için arka kapılar açılıyor. Ve benzeri bir çok şamata. Videoya çekip yine bu yazıya ilerleyen günlerde ekleyeceğim. Hakaten artık bezginlik geldi ve blogda yazmak istedim. Günde blogu 250 bin üzeri insan ziyaret ediyor. Umarım bu yazı bir yerlere ulaşıyordur. Şu otobüsleri, yoğun olan bölgelerde çifter çifter göndermeyi akıl edemeyen kişilere bu yazı umarım ulaşır.

Amaç halka hizmet mi ? Halka eziyet mi ? Tek dert para mı?
Ben bu olayı şöyle yorumluyorum. Otobüslerin tamamı devlete ait olmadığı için, özel şirketlerin yönetiminde olan bu tür toplu taşıma araçları yolcuların nerden nereye gittiğine bakmıyor. Ne kadar yolcu alırım ve ne kadar para kazanırım düşüncesinde.  Yoksa yolcunun derdi şöförü germiyor. Yolcularda zaten dünden razı ezilmeye. Dikkat ediyorum. Hergün şikayet nağraları olur otobüs içerisinde. İnsanlar ” Bu ne kardeşim ya … Burası Türkiye… Ulan İstanbul çok kalabalıklaştı… Belediye iş yapmıyor… Şikayet etmek lazım ” gibi cümleler kuruyor. Ama şikayet eden kişi otobüsden inince herşeyi unutuyor. Gerçi şikayet edilince ne oluyor? onunda takibini yapmak lazım.

Kendi aracımı alsam mı ?
Evet bu soruyu herkes kendine emin olun soruyor. Bende soruyorum. Çoğu kişi maddi imkansızlık nedeni ile araç satın almıyor. Bir çok kişide ne olursa olsun bir araba almam lazım mantığında ilerleyip, bankadan kredi çekip arabasını alıyor. Her otobüs yolcusundan 10 kişi bu yola başvursa zaten İstanbuldaki araç sayısı her yıl olduğu gibi % 25 artıyor. Peki bu nasıl olacak da engellenecek. Bu düzensizliğin önüne nasıl geçilecek. Bunun çözümü tabiki insanların kafasında. Koyun olmayı iyi bilen toplumlarız ama hiç çoban olmayı düşünmüyoruz. 1 dilekçe yazmayı beceremiyoruz. Şikayetini dile getiremeyen onca insan var. Bir gün koltuksuz otobüsler türetilirse şaşırmayın. Nasıl olsa şikayet eden yok diye koltuksuz otobüsde çıkar ilerde. Şaşırmayın..

Yukarıda gördüğünüz görsel esasen benim anlatmaya çalıştığımı tamamı ile anlatmıyor. Bu görsel bile az kalır yanında. Daha ileri boyutda kalabalık otobüsler ile seyahat da ettim. Nefes alamıyorsunuz sıkışıklıktan dolayı. Fenalık geçirip de, otobüs durağında daha inmem gereken yere gelmeden indiğim günlerde oldu. Bu yazıyı okuyupda İstanbul dışında kalan insanlar bunun bir şaka olduğunu sanmayın. :) Çok ciddi boyutda olaylar yaşıyoruz. 3 milyara yakın nüfusu olan Çin bu sorunları yaşamazken 15 milyon nüfusu olan İstanbul bu sorunları yaşıyor ne yazıkki. Halbuki olması gereken tablo çok farklı olmalı. Aşağıdaki görselde olması gereken otobüs türevi yer alıyor. Esasen otobüslerimizin aşağıdaki resimde yer alan şekilde olması gerekiyor.

 

Copyscape DMCA Copyright Detector korumasi altindadir

Yazar: Aytaç Engin

Ben, blog sahibi ve yazarı Aytaç Engin. 1985 Rize/Çayeli doğumluyum. Ayrıca, Profesyonel olarak internet ile ilgileniyor, araştırıyor, öğreniyor ve öğrendiklerimi sizlerle paylaşıyorum.

Bu yazıyı paylaş

  • facebook-share
  • tweet-it
  • friendfeed
  • plus-it

yorumlar

5 Yorum Yapıldı

*